amerikan ordusuna göre arap kültürü

arabs amerikan ordusu arap ülkelerinde görev alacak askerler için bir cep kitabı hazırlamış. bu kitapta arap kültürünün kısa bir özeti verilmeye çalışılmış.

girişte öncelikle arap coğrafyası gösterilmiş. daha sonra önemli bir tesbit yapılmış. arapların belli bir ırk veya nesilden gelmediği, amerikalı olmak gibi arap olmanında daha ziyade kültürel bir değer olduğu ve arapça konuşanların arap olarak kabul edildikleri iddia ediliyor.

daha sonra araplar hakkında batı toplumlarında yaygın yanlış inanç ve bilgiler sıralanıyor. mesela arap ülkelerinin tamamen çölden ibaret olduğu, arapların tümünün müslüman, müslümanların tümünün arap olması gibi.

özellikle kadınlar hakkında yapılmaması gereken şeyler uyarı halinde sıralanmış. mesela bir erkeğe onun karısı ve ailesindeki kadınlar hakkında soru sorulmaması gerektiği gibi. tabii dokunulmaması, göz göze gelmekten kaçınılması gibi şeylerde var.

kısaca bu el kitabında ortalama arap kültürünün hemen hemen her alanını kapsayan kısa bilgilerin yanında batı/amerikan kültürüyle mukayeselerde var.

bu ingilizce doküman [1 mb pdf] burada

Yayınlandı: on Temmuz 29, 2006 at 3:13 pm Yorum Yapın

mayıs ayı amerikan petrol istatistikleri

petrol  mayıs 2006 günlük ortalama olarak amerikan ham petrol ve petrol ürünleri arz ve tüketim durumu  burada görülebilir.

bilgiler “amerikan enerji enformasyon yönetimi” (eia) tarafından hazırlanmıştır.

Yayınlandı: on at 11:46 am Yorum Yapın

“titan” ın sıvı metan gölleri

titan ”nasa” nın “cassini” uzay aracı 2004 temmuzunda “satürn” gezegenine varmıştı. hatırlanacağı üzere 2005 ocağındada avrupa uzay ajansı “esa” nın hazırlamış olduğu “huygens” aracı “cassini” den ayrılarak satürn ün “ay”ı “titan” atmosferine dalmış ve “titan” yüzeyine paraşüt yardımıyla yumuşak iniş gerçekleştirmişti. bu olay gerçekleşmeden önce bilimciler “titan” yüzeyinin büyük ölçüde sıvı metan okyanusları ile kaplı olduğunu düşünüyorlardı. hatta “huygens” aracı bu okyanuslardan birine iniş yapma ihtimaline karşı bir süre yüzmeye elverişli olarak yapılmıştı. ancak beklenen çıkmadı ve “titan” yüzeyinin çoğunlukla karalarla kaplı olduğu anlaşıldı.

ancak bugünlerde bilimsel yayınlarda “huygens” aracının gönderdiği bilimsel verilerin analiz sonuçlarıyla ilgili bilgiler çıkmaya başladı. anlaşıldığına göre “titan” da sürekli olarak sıvı metan çiseliyor ve bunun sonucunda yüzey bir metan çamuru haline gelmiş durumda. fakat bu çok hafif bir çiseleme şeklinde ve yılda sadece 5 cm kadar yağıyor.

daha öncede söylediğimiz gibi “titan” atmosferinin metan ve diğer bazı hidrokarbonlardan oluşması bunun kaynağının sıvı metan denizleri olduğu fikrini bilimcilere vermişti. ancak “cassini” çalışmalarında bugüne kadar bu şekilde bir sonuç çıkmamış ve bilimciler şaşırmıştı. fakat dün “nasa” dan yapılan bir açıklamada “cassini” nin “titan” ile son buluşmasında bir kaç düzine kadar küçüklü büyüklü göl tesbit edildiği bildirildi. bu durum bilimcileri biraz rahatlatmış olmalı.

göllerin sıvı metandan oluştuğu bir ihtimalle “etan” da bulunabileceği bildiriliyor. bildiğiniz gibi “titan” çok yoğun bulutlarla kaplı. bu nedenle uzay araçlarının optik cihazlarla görüntü alması mümkün olmuyor. yüzeyle ilgili bilgiler ancak radar ile yapılan taramalarle elde ediliyor. “satürn” çevresinde bir yörüngede bulunan “cassini” “titan” ın yakınından geçtiği her seferde yüzeyi tarayarak bilgi toplamaya çalışıyor. bu güne kadarki taramalarda yüzeydeki sıvı birikintileriyle ilgili veri bulunamamıştı.

ne zaman “titan” adı geçse benim aklıma hemen “metan” “etan” filan derken (gerçi “butan” da olsaydı dahada hoş olurdu ama yinede idare eder) “aygaz” geliveriyor. acaba onlar bu konuda ne düşünüyorlardır. “titan” ile aramızdaki mesafe bir milyar kilometre kadar olsada belki günün birinde…

“nasa” nın yani amerikan uzay ve havacılık ajansının “cassini” websitesi burada
“esa” nın yani avrupa uzay ajansı “huygens” websitesi burada 

Yayınlandı: on at 1:06 am Yorum Yapın

renkli lazer yazıcınız bir casus olabilirmi

dots.jpg  2004 yılında “pc world” mecmuasında renkli laser printer kullananların mahremiyetini zedeleyen bir uygulamadan söz edilmişti. makalede böyle bir cihazda bir çıkış alındıktan sonra “led / light emitting diode” ışık kaynağı olan bir el feneri yardımıyla kağıdı aydınlatıp sonrada bir büyüteç ile incelemek gerektiği kaydediliyordu. şayet kağıdın üzerinde sarı noktalar görülüyorsa elinizdeki kağıttan izinizin tesbit edilebileceği sonucu çıkıyordu.

uzmanlara göre bazı imalatçılar renkli lazer ve fotokopi cihazlarında basılan her dokümanın üzerine cihazın seri numarasını ve diğer bazı malumatı yerleştiriyor. amerikan hükümetide bundan yararlanarak sahte para basanların izini sürüyordu. bir “xerox” yetkilisi bazı cihazlarının makina seri nımaralarını küçük sarı noktalar şeklinde kağıda bastığını açıkladı. bu noktalar 2-3 cm de bir basılıyor ve küçüklükleri (0.1 mm) ve renkleri nedeniyle çıplak gözle görülmüyorlar. görülebilmesi için kağıdın mavi “led” ışığı ile aydınlatılması ve büyüteçle incelenmesi gerekiyor.

amerikan gizli servisi yetkilileri işlenmiş bir suç olmadıkça bundan yararlanılmadığını söyleseler bile gizliliğin korunması konusunda çalışan sivil dernekler şiddetle karşı çıkıyorlar. diğer taraftan bu fonksiyonu durdurmayı denemenin printeri bozmaktan öte pek bir faydası olmayacağı anlaşılıyor. zira bu noktalar bilgiler tam lazere gönderilme anında bir chip tarafından kodlanıyor.

bu arada aynı konuda bir başka haber “hollanda” polisininde sahtekarların yakalanmasında bu imkanı kullandığı şeklindeydi. piyasada pek çok printer markası varsada aslında bunların kalbi sadece birkaç japon firması tarafından yapılıyor. toshiba, canon, ricoh gibi. anlaşıldığına göre hükümetler bu konuda bu imalatçılarla yardımlaşıyorlar. bunlardan “canon” bu tür işbirliğine sıcak bakıyor. firma yetkilileri bu yönde açıklamalar yaptılar. “pc world” makaleleri burada

2004 yılında ortaya çıkan bu gelişmelerden sonra 2005 yılında “eff” (electronic frontier foundation), kişisel bilgilerin mahremiyeti konusundada çok hassas bir kurum, olayı ele aldı ve yakından inceledi. elde ettikleri değerli bilgiler websitelerinde sunuluyor. burada ve burada.

“eff” nin 2005 sonundaki çabalarından sonra ben dikkate değer bir gelişme izleyemedim. türkiyede bu alanda olup bitenler ise bence tümden meçhul. printer imalatçılarının yanında emniyetin ilgili birimlerininde bir açıklama yapmaları uygun olurdu. zira tüketicinin ne satın aldığını bilmeye hakkı vardır sanıyorum.

 

Yayınlandı: on Temmuz 28, 2006 at 9:08 am Yorum Yapın

design principles for intelligent systems

burada [320 kb pdf]

Yayınlandı: on Temmuz 26, 2006 at 3:25 pm Yorum Yapın

yeraltı tesislerinin tesbiti

geophone

uzaydan ve havadan yapılan gözlem teknolojilerinde gerçekleşen büyük ilerlemaler uluslararası camianın  gözlerinden uzakta saklı işler yapma peşindeki yönetimleri yeraltına girmeye itiyor. bu da karşı tedbirleri tetikliyor.

yeraltı tesislerinin bulunması konusundaki bir bilgi kaynağı burada [3 mb pdf]

Yayınlandı: on at 2:14 pm Yorum Yapın

insansız hava araçları

uav  2003 yılında amerikan kongresi için yayımlanmış bir rapor “uav/unmanned aerial vehicle” bizdeki karşılığı ile “insansız hava aracı” konusunda yararlı bir bilgi kaynağı.

aşağıda “içindekiler” i bulacağınız dokümanda bu araçların faydaları yanında “insanlı” araçlara göre 100 katı fazla kaza yaptıklarının açıklanmış olması bence can alıcı bir nokta.

Congressional Considerations . . . . . . . . . . . . . . .
Pace, Scope, and Management of DOD Efforts . . . .
UAVs and Investment Priorities . . . . . . . . . . . . . .
UAV Roles and Applications . . . . . . . . . . . . . . . . .
Industrial Base Considerations . . . . . . . . . . . . . . .
Current DOD UAV Programs . . . . . . . . . . . . . . . . .
Overview . . . . . . . . . . . .
Operational UAVs . . . . .
RQ-2 Pioneer . . . . . . . . . . .
RQ-5 Hunter . . . . . . . . . . . .
RQ-7 Shadow 200 . . . . . . . . .
FQM-151 Pointer . . . . . . . . . . .
Developmental UAVs . . . . . . . . . .
RQ-4 Global Hawk . . . . . . . . . . . .
UCAV . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Vertical Takeoff and Landing Tactical UAV (VTUAV) . .
Broad Area Maritime Surveillance (BAMS) . . .
Dragon Eye . . . . . . . . .
Dragon Warrior . . . . . . . . .
A-160 Hummingbird . . . . .
Scan Eagle . . . . . . . .
Eagle Eye . . . . . . . .
UCAR . . . . . . . . . .
Force Protection Aerial Surveillance System (FPASS) .

doküman burada [2 mb pdf]

 

Yayınlandı: on at 10:37 am Yorum Yapın

white-collar sweatshop

işçi ücretlerinin çok düşük olduğu az gelişmiş ülkelerde gelişmiş ülke tüketicilerinin beğenisine sunulacak malların üretildiği imalathanelere “sweatshop” adı veriliyor. buralarda çalışma şartları hiç uygun değildir genellikle. izbe atölyelerde uzun saatler çalışılır. üstüne üstlük işçilik maliyetlerini dahada düşürmek için cocuklar bile çalıştırılır. işte adları dillere destan asya kaplanlarının başarı sırrı burada yatıyor. ancak son yıllarda gelişmiş ülke tüketicileri arasında satılan malların üretildiği ülkelerdeki acıklı durum bir tür vicdan muhasebesi başlattı. sonunda alıcı ülkeler satın aldıkları malları imal safhasının daha insani olması için baskı yapmaya başladılar ve epeyce yol alındı. bunlar imalat sanayinde olup bitenler. ama anlaşılan iş o kadarla bitrniyor. masa başında ofis ortamlarında çalışılan yerlerde bile “sweatshop” şartları oluşabiliyor. öyleki bazı işyerlerinde çalışanlar hergün belirsiz sürelerle çalışmak zorunda kalabiliyorlar. bu gibi iş yerlerine gelişmiş ekonomilerdede rastlanabiliyor. bunun ispatıda “white-collar sweatshop” deyimi.

 

Yayınlandı: on Temmuz 25, 2006 at 2:05 pm Yorum Yapın

sihirbazın külahı

seasnail2   pasifikte yaşayan bir deniz salyangozunun avını hareketsiz hale getirmek için kullandığı zehirinden üretilen yeni bir ağrıkesici piyasaya çıkarılıyor birleşik krallıkta. bu ilaç filipinler doğumlu profesör olivera nın 20 yıllık araştırmalarının mahsulü. “sihirbaz külahı” adıda verilen kabuklunun zehrinden hareketle elde edilen sentetik maddenin generik adı “ziconotide” olarak konmuş.

afyon-tabanlı olmayan yeni ağrı kesici “morfin” den 1000 kat daha güçlü ve aynı zamanda morfinin aksine bağımlılık yaratmıyor. ilaç kronik ağrılardan muzdarip kişiler hedeflenerek piyasaya sürülüyor. her yedi kişiden birinin kronik ağrı çektiği söyleniyor bunlar arasında bel ağrıları, artirit, baş ağrıları gibi ağrılar var. etkin madde, sinir hücrelerinin ağrı sinyallerini birbirlerine iletmelerini kalsiyum kanallarını bloke ederek önlüyor.

ancak bu mucizevi maddenin potansiyelini saymakla bitirmek mümkün değil. prof.olivera a göre salyangozun 500 kadar değişik türü var. bunların herbiri yüz küsur toksini barındıran zehir üretiyor. bunlardan parkinsondan depresyona kadar değişen bir alanda etkin olabilecek maddeler üretilebilir.

“times online” haberi burada

bir “ziconotide” sitesi burada

 

 

Yayınlandı: on at 11:23 am Yorum Yapın

küresel teknoloji devrimi 2020

randrand corp. “abd” nin en önemli “think tank” lerinden biridir. hatta “cia” in finans desteğine sahip olduğuda söylenir. tüm dünyadan ses getiren pek çok araştırmaya imza atmıştır.

“rand” geçtiğimiz günlerde tüm dünyayı ilgilendiren çok önemli bir araştırmasının sonuçlarını açıkladı. bu araştırma “abd” nin “national intelligence council/ulusal istihbarat konseyi” sponsorluğu ile yapılmıştı ve şu başlığı taşıyordu.

The global technology revolution 2020,
in-depth analyses
bio/nano/materials/information
trends, drivers, barriers, and social implications

yürütülen çalışmalarda varılan en can alıcı sonuçlar şöyle sıralanmış 

-teknolojik gelişme önümüzdeki 15 yıl hızlı bir şekilde sürecek
-küresel teknoloji devrimi her ülke için farklı sonuçlar doğuracaktır.
-teknolojide geri kalmış ülkeler kurumsal, insani ve fiziksel kapasite zorluklarıyla karşılaşacaklardır.
-ileri ülkeler ancak kamuoyları, kanunlar ve diğer sosyal faktörler engellemediği ölçüde yerlerini koruyabileceklerdir.
-bazı teknoloji uygulamaları dini, çevresel ve sosyal endişeler nedeniyle reaksiyon uyandıracaktır.
-uygulanacak devlet politikaları sorunların çözümüne yardımcı olacak bir ortam içinde tartışılmalıdır.  

“rand” dünyanın küresel bir teknoloji devrimi geçirmekte olduğuna ve hızla biyoteknoloji, nanoteknoloji, malzeme teknolojisi ve bilgi teknolojisinde entegrasyona gidildiğine inanıyor. 2020 yılı için raporlarını hazırlarken bu entegrasyonun dahada hızlanarak devam edeceğini ve bunun insanlığı temelden etkileyeceğini öngörüyorlar.

2020 yılında hayata geçebilecek bazı entegre teknoloji uygulamalarını sıralamışlar.

-kişiye özel ilaç ve tedaviler
-böceklerin genetik olarak değiştirilmesiyle zararlılarla mücadele
-yeni ilaçların keşfinin ve testinin bilgisayar ortamında gerçekleştirilmesi
-akıllı kumaş ve tekstiller
-küçük boyutlu ve etkin güç kaynakları
-gelişkin özelliklere sahip nanoteknoloji ürünü malzemeler
-güvenli malumat transferi için kuantum-tabanlı kriptografi sistemleri
-kişilerin ve ticari ürünlarin “rfid”  vasıtasıyla takibi
-her ortama yerleşen tesbiti mümkün olmayan kameralar ve algılayıcılar

vs vs

çalışmalarda 2020 yılında önem taşıyacağı düşünülen 56 teknoloji uygulaması bir değerlendirmeye tabi tutularak sıralanmış ve ilk 16 mercek altına alınmış. bunlar

1-ucuz güneş enerjisi
2-kırsal alanda telsiz iletişim
3-heryerde heran malumata erişimi sağlayacak iletişim cihazları
4-genleri değiştirilmiş tarım ürünleri
5-hızlı biyolojik testler
6-su arıtma için gelişmiş cihazlar
7-ilaçların belirlenen hedeflere yöneltilebilmesi
8- kendi kendine yeterli ucuz ikametgah
9-çevreye saygılı sanayi
10-radyo frekans kimlik belirlemenin yaşamın her alanına girmesi
11-hibrid taşıt araçları
12-(algılayıcı/sensor) lerin karşı koyulamaz istilası
13-doku mühendisliği
14-gelişmiş teşhis ve cerrahi metotlar
15-giyilebilir bilgisayarlar
16-kuantum kriptografi

bu raporu bizim için dahada ilginç kılan şey “türkiye” nin rapor hazırlanırken seçilen ve dikkate alınan 29 ülkeden biri olması. bu ülkelerin neden seçildikleri raporda açıklanıyor. ben buna girmeyeceğim. bu 29 ülke yukardaki “top 16″ entregre uygulamanın öngörülen başarı durumuna göre 4 kategoriye ayrılıyor.

14-16 arası “mavi” renkli ülkeler bunlar amerika, kanada, almanya, japonya, güney kore, israil, avustralya

10-12 arası “yeşil” ülkeler rusya çin hindistan polonya

6-9 arası “sarı” ülkeler. brezilya meksika endonezya şili güney afrika kolombiya ve türkiye

iran mısır gibi ülkeler bu değerlendirmeye göre en alttaki “kırmızı” bölgede bulunuyorlar

kanımca bu çalışma mutlaka incelenmeli.

başlangıç için

raporun tümü [5 mb pdf]

araştırma özeti
 

Yayınlandı: on Temmuz 24, 2006 at 11:54 pm Yorum Yapın