gün geçmiyorki Amerikan silahlı kuvvetleri yeni bir utanç verici duruma düşmesin. hazin bir manzara. müttefik diye bellediğimiz, içinde bulunduğumuz Batı bloğunun hamisi, lideri bu mu diye düşünüyor insan.
Irakta baldırı çıplak Arap çocukları Amerikanın karşı koyulmaz olduğu varsayılan hava üstünlüğünün timsallerinden en ileri teknolojilerin ürünü helikopterleri sinek gibi avlamaya başladılar farkındaysanız. sırası geldikçe uçak filanda indiriyorlar.
beni bu yazıyı yazmaya iten husus haber ajanslarında bugün okuduğum bir haber. habere göre İran devrim muhafizlarından bir tim Basra körfezindeki bir Amerikan savaş gemisine çaktırmadan yaklaşıp gövdesine Devrim Muhafızlarının logosunu işlemiş. gelinde kahkahalarla gülmeyin.
tamam tamam haber henüz güvenilir kaynaklarca onaylanmış değil. BBC bir İranlı askere atfen yazmış bunu sitesinde. zaten eğer haber doğru olsa bile Amerikalıların bunu onaylamasını bekleyebilirmiyiz bilmiyorum. ama her halükarda pek çok kişi bunun doğruluğuna inanabilir ki bu da Amerikalılar için başlı başına utanılacak bir durumdur.
eldeki bilgilere göre İranlıların elinde Rus yapımı Kilo sınıfı denizaltılar bulunuyor. söylentilere göre bu dizel-elektrik denizaltılar dünyanın en sessiz denizaltıları. denizaltılar arası bir güzellik yarışmasındamı kazanıldı bu ünvan derseniz itiraf edeyim verecek bir cevabım yok.
belki merak eden çıkacaktır bu “sessiz” lafı da nereden çıktı diye. (Yahya Kemal in meşhur şiiri değil ’sessiz bir gemi kalkar bu limandan” vs vs) bilenler kusura bakmasın, civarda denizaltıların varlığını ele veren en önemli ipucu onlardan yayılan mekanik kaynaklı gürültü. bir taraf hassas algılama teknikleriyle dinleme yaparken karşı taraf titreşim yaratan kaynakları en aza indirerek varlığını gizlemeye çalışır. işte bu önlemlerden biri su içinde itici güç sağlamak için elektrik motorları kullanmaktır. bu motorlar gerektiğinde içten yanmalı motorlarla şarjedilen bataryalardan sağlanan enerji ile sürülür. bu tür denizaltıların dizel motorlarının ihtiyacı olan hava nedeniyle sıklıkla yüzeye çıkmaları gerekeceğide aşikardır.
diğer taraftan Basra körfezinde deniz suyunun fiziksel özellikleri (sıcaklık, tuzluluk vs.), yoğun tanker trafiğinden ötürü gürültü gibi etkenlerden yararlanarak sessiz bir denizaltının sezilmeden Ameriken savaş gemilerine yaklaşması ve dalgıçlarla bu işi başarması imkan dışı değildir.
ancak daha önceki yazılarımda belirttiğim şekilde iki Amerikan donanma saldırı grubunun cirit attığı bir bölgede gereksiz bir tahrik binlerce yıllık tecrübesiyle İran devletine yakışmıyor. eğer yapıldı ise bu onların içinde bir aşırı ucun marifeti olabilir.
zaten gözünün üzerinde kaşı var demek için fırsat kollayan bir güce geçerli mazeret sağlayacak yarım akıllılara Tonkin körfezini, Saddam ın başına gelenleri hatırlatırım.