eurofighter ne olacak ?

fighterhiç ummadığınız bir ortamda çok şaşırtıcı bir bilgiyle karşı karşıya kalabiliyorsunuz bazen. işte geçtiğimiz cumartesi günü ben de böyle bir durumla karşılaştım. BBC de yayınlanan mastermind  bilgi yarışması programında sunucu john humphfrys ile yarışmacı steve farrington arasında geçen kısa sohbette yapılan önemli bir açıklamaya şahit oldum. önce bilmeyen okurlar için bir açıklama yapayım. mastermind bilgi yarışması  BBC de otuz küsur yıldır yayınlanıyor. “türkiye nin başkenti neresidir” gibi suallerin sorulduğu bizim bilgi yarışmalarına pek benzemez. iyi korunan bir ciddiyeti ve prestiji vardır.

bildiğiniz gibi eurofighter, airbus ın sivil havacılıkta yaptığını askeri havacılıkta yapması amacıyla öngörülmüş bir savaş aracı..bir ara türk hava kuvvetlerinede satılması gündeme gelen eurofighter savaş uçaklarının büyük bir hayal kırıklığı olduğu belirtildi.

sunucu humphfrys BBC nin tecrübeli bir habercisi ve sunucusu, yukarda adı geçen yarışmacı ise uçak bakım ve kullanım kılavuzları yazan bir profesyonel yazar.

anlaşıldığına göre eurofighter bir savaşta uçaklardan beklenebilecek her görevi üstlenebilecek şekilde tasarlanmış. ingilizcede şöyle bir söz vardır “jack of all trades, master of none” şeklinde. galiba bu uçağa pek uygun. pek çok işi yapmaya kalkışıp hiç birinde mükemmele erişememek gibi.

biliyorsunuz savaş uçakları öncelikli görevlerine göre tasarlanıyor. mesela “F” prefiks taşıyanlar hava savaşlarına yatkın, “A” prefiks taşıyanlar yer hedeflerine saldırı amaçlı, “B” bombardıman amaçlı vs.gibi ayrılıyorlar. bazende “multi-role” özellik taşıyabiliyorlar “F/A” gibi.

konu şöyle özetlendi “bu uçak uçabiliyor ve gürültü çıkarabiliyor”

Yayınlandı: on Nisan 2, 2007 at 11:41 am Yorum Yapın

Donanmaya duvar yazısı

gün geçmiyorki Amerikan silahlı kuvvetleri yeni bir utanç verici duruma düşmesin. hazin bir manzara. müttefik diye bellediğimiz, içinde bulunduğumuz Batı bloğunun hamisi, lideri bu mu diye düşünüyor insan.

Irakta baldırı çıplak Arap çocukları Amerikanın karşı koyulmaz olduğu varsayılan  hava üstünlüğünün timsallerinden en ileri teknolojilerin ürünü helikopterleri sinek gibi avlamaya başladılar farkındaysanız. sırası geldikçe uçak filanda indiriyorlar.

beni bu yazıyı yazmaya iten husus haber ajanslarında bugün okuduğum bir haber. habere göre İran devrim muhafizlarından bir tim Basra körfezindeki bir Amerikan savaş gemisine çaktırmadan yaklaşıp gövdesine Devrim Muhafızlarının logosunu işlemiş. gelinde kahkahalarla gülmeyin.

tamam tamam haber henüz güvenilir kaynaklarca onaylanmış değil. BBC bir İranlı askere atfen yazmış bunu sitesinde. zaten eğer haber doğru olsa bile Amerikalıların bunu onaylamasını bekleyebilirmiyiz bilmiyorum. ama her halükarda pek çok kişi bunun doğruluğuna inanabilir ki bu da Amerikalılar için başlı başına utanılacak bir durumdur.

eldeki bilgilere göre İranlıların elinde Rus yapımı Kilo sınıfı denizaltılar bulunuyor. söylentilere göre bu dizel-elektrik denizaltılar dünyanın en sessiz denizaltıları. denizaltılar arası bir güzellik yarışmasındamı kazanıldı bu ünvan derseniz itiraf edeyim verecek bir cevabım yok.

belki merak eden çıkacaktır bu “sessiz” lafı da nereden çıktı diye. (Yahya Kemal in meşhur şiiri değil ’sessiz bir gemi kalkar bu limandan” vs vs) bilenler kusura bakmasın, civarda denizaltıların varlığını ele veren en önemli ipucu onlardan yayılan mekanik kaynaklı gürültü. bir taraf hassas algılama teknikleriyle dinleme yaparken karşı taraf titreşim yaratan kaynakları en aza indirerek varlığını gizlemeye çalışır. işte bu önlemlerden biri su içinde itici güç sağlamak için elektrik motorları kullanmaktır. bu motorlar gerektiğinde içten yanmalı motorlarla şarjedilen bataryalardan sağlanan enerji ile sürülür.  bu tür denizaltıların dizel motorlarının ihtiyacı olan hava nedeniyle sıklıkla yüzeye çıkmaları gerekeceğide aşikardır.

diğer taraftan Basra körfezinde deniz suyunun fiziksel özellikleri (sıcaklık, tuzluluk vs.), yoğun tanker trafiğinden ötürü gürültü gibi etkenlerden yararlanarak sessiz bir denizaltının sezilmeden Ameriken savaş gemilerine yaklaşması ve dalgıçlarla bu işi başarması imkan dışı değildir.

ancak daha önceki yazılarımda belirttiğim şekilde iki Amerikan donanma saldırı grubunun cirit attığı bir bölgede gereksiz bir tahrik binlerce yıllık tecrübesiyle İran devletine yakışmıyor. eğer yapıldı ise bu onların içinde bir aşırı ucun marifeti olabilir.

zaten gözünün üzerinde kaşı var demek için fırsat kollayan bir güce geçerli mazeret sağlayacak yarım akıllılara Tonkin körfezini, Saddam ın başına gelenleri hatırlatırım.

http://news.bbc.co.uk/2/hi/middle_east/6356971.stm

Yayınlandı: on Şubat 17, 2007 at 11:23 am Yorum Yapın

vurucu güç yola çıktı

 seal

savaş kokuları” adlı yazımda adı geçen “eisenhower” uçak gemisi ve çevre gemilerinden oluşan vurucu güç 3 ekimde “norfolk, virginia” daki deniz üssünden ayrıldı. görevi “mso” yani “maritime security operations”, tekrar bir yani “deniz seyrüsefer” güvenliğinin sağlanması. teröre karşıda tedbirler alacak. istikamet malum. basra körfezi civarı.

bence ana görevi bir savaş halinde “basra körfezi” ve “hürmüz boğazı” nı tankerlere açık tutmak ve petrol akışını sürdürmek olacak.

iki yıldızlı amiral  Allen G. Myers kumandasında, nimitz-sınıfı uçak gemisi Dwight D. Eisenhower, taşıdığı uçak gemisi hava filosu “cvw7″ ve destroyer taburu 28 beraberinde güdümlü-füze kruvazörü “uss anzio”, güdümlü-füze destroyerleri “uss rampage” ve “uss mason”, hızlı-saldırı denizaltısı “uss newport news” üsten ayrıldılar.

 

 

 

 

Yayınlandı: on Ekim 10, 2006 at 9:14 am Yorum Yapın

savaş kokuları

ikeamerikan yönetimi ve pentagon,  “eisenhower”  nükleer uçak gemisi, kruvazör, destroyer ve diğer savaş gemilerinden oluşan bir vurucu grubu basra körfezine gönderiyor. bu bilgi “the nation” dergisinde yayımlandı. tamda “time” da birkaç gün önce çıkmış olan haberle uyumluluk gösteriyor. o habere göre bir kruvazör, bir denizaltı ve 4 adet mayın gemisine 1 ekimde denize açılacak şekilde hazır olmaları bildirilmişti.

“vurucu grup” 21 ekimde iran sahilleri civarında olacak şekilde yola çıkacak. bunu pentagon da onaylamış durumda. gruba adını veren “eisenhower” uçak gemisi birkaç yıldır “norfolk” deniz üssünde yenileniyor ve iki adet nükleer reaktörüne yeni yakıt yükleniyordu. geminin 1 aydan önce yeni görev yerine gitmek üzere üsten ayrılması planlanmamıştı. hatta önümüzdeki bahar aylarına kadar kalacağı bekleniyordu. bu yüzden geminin 10 güne kadar yola çıkacağını öğrenen mürettebat ve aileleri şaşkınlık içinde ve hatta bazıları savaş-karşıtı gruplarla temasa geçip kızgınlıklarını açıklamışlar. amerikan donanması böyle durumlarda personeline “ptdo” “prepare to deploy order” yani göreve hazır ol emri gibi birşey gönderiyor. tüm mürettebat. gemiler ve uçaklar verilen tarihte yola çıkmak için hazır oluyor.

uzmanların açıkladığına göre “ptdo” çok ciddi bir emir ve eğitim görevleri için verilmiyor. yine onlara göre amerika iran nükleer tesislerini bombalamaya karar vermiş durumda görünüyor. amerikanın bunu yapma kaabiliyeti var ama iranında elinde ortadoğuyu ve dünya ekonomisini karmaşaya sürükleyebilecek kozları var.

ben iyi taraftan bakmaya çalışarak belki amerika bu gücü iranı tehdit yoluyla masaya oturtmak için kullanmayı planlıyordur diyorum. umarım öyle olur zira ırak olayını şimdilik çok fazla zarar görmeden atlattık ama bu sefer bu kadar şanslı olamayabiliriz.

 

 

 

Yayınlandı: on Eylül 24, 2006 at 8:05 am Yorum Yapın

suriye nin silahları

 

el-safir

al-safir füze üssü ve kimyasal savaş silah üretim tesisi uydu fotorafı. al-safir tesisi ile ilgili diğer fotograflar ve daha fazla bilgi için “global security” websitesini ziyaret edebilirsiniz. 

suriye uzun yıllar türkiyeye karşı bilinçli olarak zarar veren bir devlet politikası güttü. bu yolla ülkenin ekonomik kalkınmasınıda büyük ölçüde engellemiş oldu. sonunda türkiyenin savaş tehdidi üzerine geri çekildi ve ayrılıkçı terör örgütünü himaye etmekten vazgeçmek zorunda kaldı. fakat burada unutulmaması gereken bir önemli nokta var kanımca. o günün uluslararası konjonktürü türkiye ye büyük ölçüde yardımcı olmuştu. sovyetler birliğinin dağılması sonucunda rusyanın içine düştüğü büyük krizde suriye en büyük desteğini kaybetmiş adeta yalnız kalmıştı. eğer suriye rusyadan almakta olduğu siyasi ve askeri desteği almaya devam ediyor olsaydı büyük ihtimalle bugün terör örgütünün karargahı diğer örgütlerle birlikte “şam” da bulunmaya devam ederdi. 

suriyenin uzun yıllardan beri kimyasal ve biyolojik kitle imha silahları yaptığı biliniyor. hatta bu fabrikalardan biride burnumuzun dibinde denecek bir yerde “halep” yakınlarında “hatay” a çok yakın. “global security” bu tesisin koordinatlarını şöyle veriyor. 36.02.02 kuzey 37.21.03 doğu.al-safir aynı zamanda bir “scud” üssü. yukardaki uydu fotografında “al-safir cw plant” olarak işaretlenmiş kısım kimyasal savaş silahı fabrikasıdır.

suriye ordusunun hala arap dünyasinin en büyük ve en iyi egitimli ordularindan biri olmasi onun 1948 den bu yana “israil” ile girdigi her ciddi çatismayi kaybettigi gerçegini degistirmiyor. ayrica son onbes yildir suriye ordusu yedek parça noksanligi, bakimsizlik vs gibi nedenlerle güç kaybediyor. büyük destek aldigi sovyetlerinde dagilmasi suriyenin acilarini katmerlendirdi.

fakat son yillardaki “iran” ile askeri isbirligi anlasmalari silahli kuvvetlerin çok ihtiyaç duydugu yenilenme çabalarina önemli destek sagladi. “rus” silah sistemleri için gerekli yedek parçalar, ileri elektronik ve iran-yapimi roket sistemleri savas altyapisini güçlendirirken moralleride arttirdi. suriyenin aldigi risk, israille bir üçüncü oyuncu kanaliyla sınırlı bir çatisma içine girmesi olabilir. zira bu durum amerika ve israile “besar esad” rejimini yoketmek için aradiklari firsati verebilir.

asagida “suriye” silahli kuvvetlerinin imkanlarini gözden geçirecegiz.

ordu: esas savasçi gücü “golan tepeleri” ve “şam” arasinda yerlesmis, ayrica türkiye, lübnan ve irak sinirlarinda konuslanmış 220,000 kişiden oluşmaktadir. aynı zamanda başkanlık muhafızlığı görevinide yerine getiren cumhuriyet muhafızları mekanize tümeni “t72/t72m” tankları gibi silahlara sahip “suriye”nin en iyi donanımlı gücüdür. golan tepeleri civarında ve lübnan sınırında üstlenmiş seçkin 14.özel kuvvetler tümeni 4 özel kuvvet alayından oluşur. bu iki önemli güç de ordu komutanlığı yönetimi altında bulunuyor.

1985 te ordu komuta yapısını merkezi olmaktan çıkarmak için üç ordu kurulur. bunu yaparken israil in 1982 deki lübnanı işgali sırasında edinilen derslerden yararlanılır.

1.ordu: şam ve golan tepeleri arasındaki güçlendirilmiş savunma bölgesi uzun mesafeli topçu, anti tank silahları, mayınlı arazi ve istihkamlar arkasında 1.ordu yer tutuyor. karargahı şam da olmak üzere başkentten lübnan sınırındaki “der’a” ya kadar ay formasyonunda.

2.ordu: kuzeyindeki şam a kadar lübnan sınırını kontrol eder. karargahı “zebdani” de.

3.ordu: 1980 lerin sonunda kuzey bölgesinde kuruldu. “hama” ya ek olarak türkiye ve ırak sınırlarını koruyor. bunlara ek olarak bu ordu, suriyenin akdeniz kıyılarını, kimyasal ve biyolojik silah üretim tesislerini, füze üretim ve fırlatma imkanlarınıda koruyor. karargahı “halep” te.

suriyenin zırhlı mekanize tümenleri hala geleneksel sovyet ordu yapılanmasını koruyor. 3500 adet yaşlanmış rus tankına ilaveten 1000 kadarda hareketsiz durumda veya depolarda tutulan tankı var. 4,500 ü aşkın zırhlı personel taşıyıcısı, 500 motorlu, 1,500 kadar çekilen top, 2,000 kadar uçaksavar kağıt üzerinde güçlü bir kuvvet görünümü veriyor. ordunun elinde ayrıca oldukça modern ve etkin anti-tank silahları bulunuyor. bunlar 6,000 kadar rus malı at3, at5, at7, at10 ve at14 füzeleri. ek olarak “euro milan” füzeleride var. bunlara rus ve iran malı 5,000 civarında insan tarafından taşınabilir yerden havaya atılan füzeyide (sam) ilave etmemiz gerekir.

bunlardan bağımsız bir hava savunma gücünün elinde ise 600 eski tip rus malı sa2, sa3, sa5 ve sa6 yerden havaya (sam)  az sayıda modern denilebilecek sa8, sa10 sistemleri ve 4,000 civarında uçaksavar var. iran ile yapılan askeri anlaşmaden en fazla yarar görecek olan savunma alanıda bu olacak gibi görünüyor. yani radarlar, füzeler, komuta ve kontrol sistemleri hiç şüphesiz suriyelilerin ilk önceliği olacak.

füzeler ve kitlesel tahrip silahları: suriyenin füze ve kimyasal savaş silahlarındaki gücü her zaman dikkat çekici olmuştur. “latakya” ve diğer deniz üslerini savunma amacıyla yerleştirilmiş rus ve iran yapımı ssc-1b sepal ve c802 ( etkinliği lübnan açıklarında bir israil harp gemisinde yaptığı tahribatla kanıtlandı) füzeleriyle donatılmış dört taburdan başlayarak uzun mesafeli “scud” füzelerine kadar varan silahları sistemleri bulunuyor. ancak israil için asıl tehdit “halep” te bulunan füze komutanlığına bağlı çok sayıdaki füzelerdir. bazı gözlemciler 60-70 kadar mobil fırlatıcı ve 1,000 kadar rus ve iran yapımı geliştirilmiş “scud” füzesi olduğunu iddia ediyorlar. bunlar çok sayıda silolarda ve 15 adet dev tünelde saklanıyor. bunlar geçtiğimiz yıllarda iran ve kuzey koreli mühendisler yardımıyla inşa edilmişti.

bu füzelerin çoğunluğu 500kg başlığı 700km ye taşıma yeteneğine sahip  geliştirilmiş scud-d veya  bunların iran/k.kore versiyonlarından oluşuyor. bunlara 210 kadarda kolayca yer değiştirebilen rus ss-21 scarab kısa menzilli füzeleride ekleyebiliriz. suriye ayrıca çin den m-9 ve m-11 füze sistemlerinden temin etmiş olabilir. “halep” ve “hama” yakınlarında suriyenin iki adet yeraltı scud imalat tesisi bulunduğu biliniyor. bunlar çin, k.kore ve iran desteğiyle kurulmuştu.

bazı istihbarat kaynaklarına göre en uzun menzilli füzelerden 150 ila 200 tanesi kimyasal ve biyolojik savaş başlıkları ile donatılmış durumda. “sarin” gazının ve “hd” (hardal gazı) nin “hama” yakınlarındaki bir tesiste, “vx” sinir gazının ise “hums” güneyindeki bir petrokimya tesisinde üretildiği hakkında elimizde inandırıcı işaretler var. “anthrax/şarbon” ise şam da bulunan bilimsel araştırma konseyince üretiliyor.

hava kuvvetleri: suriye hava gücü kağıt üzerinde oldukça etkileyici görünüyor. 40,000 personel, 9 savaş bombardıman filosu ve 17 hava savunma savaş filosu.

bunlar 90 su-22, 134 mig-23, 20 su-24, 198 mig-21, 40 mig-25 ve 60 mig-29 savaş uçağı ve 48 mi-24/25 saldırı helikopteri ile donatılmış durumda. bu uçaklar oldukça modern fransız ve rus malı havadan yere ve havadan havaya roketlerle silahlandırılmış. hava üslerinde gerekli savunma tedbirleri alınmış durumda.

fakat gerçekte eldeki uçakların yarsı kadarı çalışmaz durumda. savaş pilotlarının yetersiz eğitim ve düşük yıllık uçuş toplamları nedeniyle savaşta başarılı olma şansları zayıf. suriyeli pilotların cesaret ve inançlarına denecek bir şey yok ama acı gerçek şu ki hava kuvvetlerinin israil karşısında bir iki günden daha fazla direnmesi imkansız.

deniz kuvvetleri: 5,000 küsur kişilik suriye deniz kuvvetlerinin israil ile bir savaşta işe yaraması mümkün değil. latakya, minat, el-bayda ve tartus ta üslenmiş 8 yaşlı füze atar bot, iki denizaltı savunma devriye botu ve bir avuç diğer küçük gemiyle bir savaş durumunda israil gemileri için ancak hedef tahtası olabilir.

bu bilgiler “asia times” ve ”global security” kaynaklarından temin edilerek derlenmiştir.

Yayınlandı: on Ağustos 2, 2006 at 11:00 am Yorum Yapın

yeraltı tesislerinin tesbiti

geophone

uzaydan ve havadan yapılan gözlem teknolojilerinde gerçekleşen büyük ilerlemaler uluslararası camianın  gözlerinden uzakta saklı işler yapma peşindeki yönetimleri yeraltına girmeye itiyor. bu da karşı tedbirleri tetikliyor.

yeraltı tesislerinin bulunması konusundaki bir bilgi kaynağı burada [3 mb pdf]

Yayınlandı: on Temmuz 26, 2006 at 2:14 pm Yorum Yapın

insansız hava araçları

uav  2003 yılında amerikan kongresi için yayımlanmış bir rapor “uav/unmanned aerial vehicle” bizdeki karşılığı ile “insansız hava aracı” konusunda yararlı bir bilgi kaynağı.

aşağıda “içindekiler” i bulacağınız dokümanda bu araçların faydaları yanında “insanlı” araçlara göre 100 katı fazla kaza yaptıklarının açıklanmış olması bence can alıcı bir nokta.

Congressional Considerations . . . . . . . . . . . . . . .
Pace, Scope, and Management of DOD Efforts . . . .
UAVs and Investment Priorities . . . . . . . . . . . . . .
UAV Roles and Applications . . . . . . . . . . . . . . . . .
Industrial Base Considerations . . . . . . . . . . . . . . .
Current DOD UAV Programs . . . . . . . . . . . . . . . . .
Overview . . . . . . . . . . . .
Operational UAVs . . . . .
RQ-2 Pioneer . . . . . . . . . . .
RQ-5 Hunter . . . . . . . . . . . .
RQ-7 Shadow 200 . . . . . . . . .
FQM-151 Pointer . . . . . . . . . . .
Developmental UAVs . . . . . . . . . .
RQ-4 Global Hawk . . . . . . . . . . . .
UCAV . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Vertical Takeoff and Landing Tactical UAV (VTUAV) . .
Broad Area Maritime Surveillance (BAMS) . . .
Dragon Eye . . . . . . . . .
Dragon Warrior . . . . . . . . .
A-160 Hummingbird . . . . .
Scan Eagle . . . . . . . .
Eagle Eye . . . . . . . .
UCAR . . . . . . . . . .
Force Protection Aerial Surveillance System (FPASS) .

doküman burada [2 mb pdf]

 

Yayınlandı: on at 10:37 am Yorum Yapın

stratejik meseleler listesi

“the key strategic issues list” amerikan kara kuvvetlerinin yayımladığı, değişik bağlı  kurumların ve kişilerin sıraladığı önemli stratejik meseleler. burada listelenen meseleler ve sorular araştırmacıları ordunun önemli gördüğü istikametlere yönlendiriyor. bunun bizlere faydası ise amerikan ordusunun hangi noktalara dikkat ettiğini nelere önem verdiğini öğrenmemize yardımcı olması. belli bir vade içinde bu konularda bazı hereketlenmelerin olması beklenebilir. daha fazla detay için önsöz okunabilir.

ben burada dokümanı tanıtmak amacıyla türkiyeyi ilgilendirebilecek bazı meseleleri seçerek sunmak istiyorum. liste orijinali ingilizcedir ve sade bie dille ve fazla jargon kullnılmadan yazıldığından okunması oldukça kolaydır.

“anahtar önemde stratejik meseleler” ana başlığı altında “terörizme karşı global savaş” konusunda “army” üniversitesinden albay martin şunları listelemiş.

-amerikan “terörizme karşı savaş” stratejisinin revize edilmesi.
-”terörizme karşı savaş” ta “düşman” ı anlayabilmek
-ırak ta koalisyonun karşısındaki güçlükler ve bunlara uygun karşılıkların geliştirilmesi
-koalisyonlar inşa edilmesi ve işe yarar ittifakların devamlılığının sağlanması
-daha geniş bir “terörizme karşı savaş” ta etkinlik için gerekli stratejik ve operasyonel tedbirlerin alınması
-içte ve dışta alınacak tedbirlerle terörizmin ideolojik desteğinin zayıflatılması
-iç isyanlara karşı ilerleme ve zaferin tesbiti.
-isyanlara karşı karasal güçler hangi oranda seferber edilmelidir
-uluslararası güvenlik güçlerinin eğitimi
-isyanlara karşı savaşta askeri ve siyasi mücadelenin dengelenmesi.
-isyanlara karşı devlete bağlı olmayan milislerin kullanımında zorluklar ve fırsatlar
-”terörizme karşı savaş” ile “uyuşturucuya karşı savaş” ın entegrasyonu
-nükleer silahların yayılmasının önlenmesi alanında ordunun yapabilecekleri.

bölgesel stratejik meseleler başlığı altında “kuzey afrika ve ortadoğu” için dr.steven metz şunları sıralamış.

-basra körfezindeki “abd” askeri varlığının değiştirilmesi
-filistin-israil davasının yarattığı güvenlik sorunları
-iran, libya ve suriyeye karşı uygulanacak amerikan stratejisi
-nükleer “iran” ın yaratacağı sonuçlar
-değişen “mısır” in stratejik sonuçları
-suudi arabistanın geleceği ve ortadoğunun güvenliğine etkisi
-ortadoğuda demokratik ama amerikan karşıtı yönetimlerin stratejik sonuçları
-”nato” nun gelecekte ortadoğudaki rolü
-”çin” in ortadoğudan yaptığı petrol alımlarındaki artışın sonuçları
-ortadoğu ülkeleri arasında ortaya çıkan ve değişerek gelişen askeri ilişkiler
-kuzey afrika ve ortadoğu ülkelerinin “abd” ye karşı uyguladıkları stratejiler.
-kuzey afrika ve ortadoğuda caydırıcılık stratejileri

avrupa bölgesi hakkında
-balkanların güvenliğinde “abd” ordusunun rolü
-”rus” askeri gücünün canlanışı
-bir “rus/amerikan” güvenlik ve savunma anlaşmasının olabilirliği
-rusya, ortadoğu ve avrupanın enerji güvenliği
-artan müslüman nüfusunun batı avrupa güvenlik politikalarına etkisi
-değişen “nato” nun sonuçları
-”nato” ve “ab” savunma faaliyetleri rekabetçimi yoksa tamamlayıcımı
-”ab” nin türkiyeyi üyelik dışı tutarak genişlemesi

“savaş ve toplum” başlığı altında dr.douglas lovelace in listesinden alıntılar

uluslararası toplum

-”kültürler çatışması” tartışmalarını tekrar düşünmek
-”tekkutupluluk” gerçeğinin stratejik sonuçları
-amerikan karşıtlığı ve “abd” dış politikası
-diğer cemiyet ve kültürlardeki güç merkezlerinin öğrenilmesi anlaşılması

“joel jeffson” “pkk” nın oluşturduğu meseleleri listelemiş

kürtler (kontra gel/pkk)

-pkk nın isyancı örgüt olmaktan çıkıp siyasal bir harekete dönüşmesinin türkiye ve pkk üzerindeki etkileri ve sonuçları
-çoğu müslüman olan marxistlerin kurmuş olduğu pkk nın radikal islami baskılara göğüs gererek örgütün marxist-seküler karakterini koruması
-pkk nın son olarak “reformcu” ve “şahin” kamplara ayrılmasına kadar liderinin hapsedilmesine rağmen fire vermeden bölünmeden birliğini koruyabilmesi
-pkk ya karşı savaşta türk jandarmasının etkinliği.
-1990 dan günümüze kadar kuzey ırakta türk ordusunun pkk ya karşı yaptığı operasyonların etkinliği. bu operasyonlar uzun veya kısa vadede pkk yı bozmakta başarılı oldumu. yoksa pkk operasyonları hiç etkilenmedimi.

doküman [350 kb pdf] burada

Yayınlandı: on Temmuz 22, 2006 at 11:24 am Yorum Yapın

uluslararası terörizmle savaş stratejisi

“birleşik krallık/united kingdom” uluslararası terörizmin sürekli tehdidi altında bulunmaktadır. ekstremist örgütler ülke içinde ve dışında terör metotları kullanarak vatandaşlara ve ülkenin çıkarlarına zarar vermeyi hedef almışlardır. hükümet bu tehdidi karşılamak için bir strateji tayin etmiş ve bunu etkinleştirebilmek içinde plan ve programlar hazırlamıştır. 

yukardaki paragraf size takdim etmek istediğim temmuz 2006 tarihli dokümanıın giriş bölümlerinden alındı.

açıkça görülüyorki majestelerinin hükümeti günümüzde ülkesine karşı yönelen terörizm tehdidinin sadece “islam” dan kaynaklanandığına inanıyor. belgede “islam” ı çarpıtarak alet eden ideolojilere suç isnat ediliyor. adı da konuluyor. “islamist terrorism”. galiba bu şekilde terörün “islam” ile bütünleştirilmesinden kaçınılıyor. onun yerine “islamist” adı verilen bir toplum kesimine işaret ediliyor. ”islamcı” olarak tercüme edebileceğimiz bu kelime tanınmış amerikalı siyasal aktivist “daniel pipes” tarafından tanıtılmıştı. doküman burada.

Yayınlandı: on Temmuz 19, 2006 at 10:47 am Yorum Yapın

askerlere yardım amaçlı sensörler

amerikan deniz piyadesinin daha çok yerleşim bölgelerinde ve yaya durumdayken karşılaşabileceği tehlikeleri önceden sezmesine yardımcı olacak sensörler hakkında bilgi verilen bir dokümanı ilgilenenlere sunuyorum. “mitre corp” tarafından hazırlanmış olan dokümanda değinilen konular aşağıda. ingilizce olan “pdf” doküman 1,66 mb. “sensors to support the soldier”

2 COMMUNICATION 11 2.1 Security for Squad-level Radios . . .2.2 Cell Phones for Soldiers . . . . . . . . .

2.2.1 Comparison of PRR and COTs cell phone technology.

3 LOCATION 19

3.1 GPS . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

3.2 Augmented GPS . . . . . . . . . . . .

3.3 Other RFMethods . . . . . . . . . . .

3.4 Inertial Navigation . . . . . . . . . . .

3.5 Visual Navigation . . . . . . . . . . .

3.5.1 Visual relative navigation. . . . .

4 BETTER MAPS 33

4.1 Urban Tactical Planner . . . . . . . . . . . . . . . .

4.2 Display Issues . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

4.3 SystemIssues . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

4.4 A Note on UrbanMaps . . . . . . . . . . . . . . . .

5 FINDING SNIPERS 41

5.1 Helmet-Mounted Passive Acoustics (A-Sniper)

5.1.1 Introduction . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

5.1.2 The urban acoustic environment. . . . . . .

5.2 Optical Sniper Detection . . . . . . . . . . . . . .

5.2.1 Categories of detection schemes. . . . . . .

5.3 Active Sonar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

5.3.1 Helmet-mounted bullet-tracking radar. . . . .

6 SEEING THROUGH WALLS 85

6.1 Obtrusive Seeing ThroughWalls . . . . . . . . . .

6.2 Unobtrusive Seeing . . . . . . . . . . . . . . . . . .

 

 

Yayınlandı: on Temmuz 14, 2006 at 12:22 pm Yorum Yapın